Pestenkerani'den Öneriler

  • Şu Aralar Okuduğu Kitap: Kayıp Gül -
  • En Son Satın Aldığı Albüm: Sertab Erener - Rengârenk -
  • En Son İzlediği Film: Aşkın Hikayesi

Temmuz 27, 2010

Düş'ün. Benliğini Kaybedenlerin Hikayesi.

Geçen hafta yorucuydu benim için çünkü, yeni kısa film için çalışmalar yaptık ve çekimleri tamamladık. bütün bir hafta sırf bununla ilgilendim. Ortaya güzel birşey çıktı mı diye soracaksınız? Evet. Çıktı. Bana göre.

Yeni filmin adı Düş'ün. Bu ismi ekip olarak seçtik ve benimsedik. Pek çok şey çağrıştırıyor insanın aklında ve etki bırakıyor diye düşündük. Bir düşü de anlatıyordu film, üç kardeşin hayattan düşüşünü de, Düş'ün yaşadığı travmayı da anlatıyordu. Düşündürücü film yapmayı denedik kısaca.

Filmin konusu daha çok dram ağırlıklı olsa da ben farklı bir bakış katmak için gerilim sahneleri ile dolu bir film çıkardım ortaya. Gerilim dediysen bir çoğunuz aklına yerinden sıçrayacak kadar korkutan korku filmi gelmesin. Yanlış anlamayın. Gerilim işte. İzler geriliyorsunuz.

Fragmanları da yayınladık. İki tane. Çok olumlu tepkiler aldık fragmanlardan ve bu da bana ümit verdi. Tanıtım amaçlı fragmanlardı bunlar. Filmden görüntü ses vs. yoktu. Film fragmandan daha etkileyici bana göre ve filmde üç tane final olunca da sonlara doğru sürekli çarpıyor insanın yüzüne Düş'ün.

Konusu hakkında ser verip sır vermedik. Her izleyen ne izlediğini bilmeden merak içinde izlesin istedik. Zaten gerilimi getirenin de bu olduğunu düşünüyorum ben.

Provalara ve çekimlere gelirsek, 3 gün sürdü toplamda ve çekim yerinde çok sıkıntı yaşadık. Çünkü yıkık dökük bir evde çektik filmi ve bazı arkadaşlarım evin başımıza yıkılacağından korkuyordu. Ayrıca yıkık dökük evin eski sahibi de bize çok zorluk çıkardı. Evden kovduğu için çekimleri sürekli yarıda kestik. Hatta öyle ki karanlık bir gecede çekilmesi planlanan final sahnesini gündüz çekmek zorunda kaldık. Adamın işten dönüş saatine kadar. Oyuncularımın üstünde ve benim üstümde çok stres olduğu için biraz sorunlu geçti ama, sonunda hepimiz mutlu bitirdik filmi.

Montajı 11 saat aralıksız çalışarak bitirdim 14 dakikalık bir film için. Müzikleriyle, geçişleriyle ve sahneleriyle gerçekten beni tatmin eden bir film oldu. Yakında internete yüklemeyi düşünüyoruz, umarım siz de izlerken en az bizim kadar zevk alırsınız.

Temmuz 20, 2010

Hani Şu "Aşk" Varya...


Belki de ben "Aşk" ı Kendi Ellerimle, Darağacında Sallandırmıştım.... Kim Bilir ? diyor Begüm. Haklı bana göre. Neden? Çünkü benim gibi o da pişmanlık duyuyor o da benim gibi "ah keşke" diyor.
ama yapacak birşey yok işte. Tersiyle ittiğimiz elimize baktığımızda koca bi boşluk... Hiç bişey kalmamış avuçta ama, bir fark var aramızda; begüm üstüne basa basa "Aşk" demiş benim hala inancımın olmadığı o "Aşk" denen şeye...

Sanırım hala tutsak olduğumuz o tutku bütün benliğimizi kaplamış.. Hatta beni öylesine sarıp sarmalamış ki, gözümün önündekini görmez olmuşum. Begüm'ün yosun gözlüsü uzaklarda benimki tam karşımda ama işte... Uzakta...
Tamam o kız ben erkeğim ve duygularımızda farklı beklentilerimiz de ama, ortak bi nokta var işte ismini koyamadığım. gerçi onun üstüne bastırıyor begüm "Aşk" diye... Ben pek inanmasam da..

Elimde bişey yok benim... Açıp bakıp duygularımı okşayacağım. Begüm'ün şiirlerin şairlerin arasına sıkıştırdığından bişey işte.. O yok bende...

Kendimi yalnız hissediyorum bazen çünkü ne kadar kuşatsa da bedenimi uzak duruyorum ondan... Hani şu Begüm'ün üstüne bastırdığı "Aşk" denilen o şeyi...

Son olarak Begüm'ün de dediği gibi; Şimdi "Aşk" seni darağacına asmış ölümünü bekliyor... Sessiz, sakin, usulca...

Ahh.. Unutmadan, ne kadar bastırsam da içimde ne kadar itsem de uzaklara ben de galiba üstüne çok düşmüşüm bu "Aşk" denilen insanı ölümlere sürekleyen şeyin...

Hakkımda

Fotoğrafım
Gebze/Kocaeli, Marmara, Türkiye
18 Mart 1991 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen yazar adayı, Eşref Bey ve Osmangazi İlköğretim Okullarında zorunlu öğrenimini tamamladı. STFA Anadolu Teknik Lisesinde Elektrik-Elektronik bölümünü bitiren genç isim, şu sıralar üniversiteye hazırlık yapıyor. 1999'da 4 yıl voleybol eğitimi alan Türk, 2003 yılından bu yana tiyatro ile ilgileniyor. Bunun yanında çeşitli kurum ve kuruluşlara grafik tasarlamakta olan yazar adayı, Şubat 2010'da yayınladığı 3 seriden oluşan ilk kısa filminin devamı olan iki film için çalışmalarını halen sürdürüyor.